SEV Connect - Sonbahar 2020

CONNECT SONBAHAR 53 EGE KIYILARI… Usta denizcilerin toprakları… Denize açılma vakti gelmiş… Limandakiler hazırlanıyor… Gemi pırıl pırıl bir temmuz sabahı çıkacak yola… Kırmızı pembe sardunyalar saksılarda bir o yana bir bu yana savuruyorlar ince bedenlerini... Begonvillerin boynu bükük… Okaliptüslerin ve Bella Sombra’ların da… Kale her zamanki ağırbaşlılığında. Üzüntüsünü surlarının arkasına gizlemiş, bekliyor. Kumbahçe sahili kalabalık. Halil Usta, Kalafat Ahmet, Nusret Ağa, Erkek Fatma, Pastacı Yusuf, Bakkal Fatih, Sütçü Kazım ve daha pek çokları… Dizilmişler sıra sıra onu uğurlamaya… Gür bir ses yankılanıyor Halikarnas’tan. Balıkçı bu. “Aganta Burina Burinata, İsmetula! Haydi bakalım, çıkıyoruz yola!” Ay kayıp. Işığını da almış, Kara Ada’nın ardına saklanmış. Yüreği dayanmayacak, geceler boyu penceresinden onu seyreden kırmızı saçlı kızdan ayrılmaya… Oysa ne ada düşünüldüğü kadar uzak ne dünya sanıldığı kadar büyük. Ne ay sanıldığı kadar yüksek ne deniz sanıldığı kadar derin. Mesafelerin hepsi göreli. Zamana ve mekâna göre değişiyor. Uzaklar o ipeksi dokunuşun esintisiyle yakınlaşmış çoktan. O serin esinti şimdi suyun içindeki yakamozda, mandalina bahçesindeki rayihada, kaleye bakan odanın sabun kokusunda, kımıl kımıl… O dokunuş şimdi, Bella Sombra’nın güzel gölgesinde, zeytin dalının ılık nefesinde, Gökova’nın eşsiz mavisinde, pırıl pırıl… Değil mi ki o ipeksi esinti körfezin tatlı tuzlu imbatlarını, çocukların bir yükselip bir alçalan cıvıltılarını, commencement’ların sevinçli ve hüzünlü şarkılarını Merhaba Apartmanı’nın çiçekli balkonuna taşıyor; ne hiçbir yer uzak ne de hiçbir şey imkânsız. O ipeksi dokunuş bugün olduğu gibi, yarın ve daima eşitlikte, adalette, direnişte; dostlukta, komşulukta, paylaşımda; sevgide ve saygıda ve her haksızlığa başkaldırışta bizimle birlikte olacak… Sevgili üstadımız, Biz Beaconcılar sizi çok ama pek çok özleyeceğiz. Salı toplantılarımızda gözlerimiz Heritage’ın kapısına bir sarı taksinin yaklaşmasını bekleyecek. Sabun kokuları yayarak içeri girişinizi, “Merhaba çocuklar” deyişinizi, herkesin hatırını tek tek sorarak yerinize geçişinizi özleyeceğiz. Hiçbir şeyin eğip bükemediği o dik duruşunuzdaki zarafeti özleyeceğiz. Hiçbir durumda pes etmeyen direnişçi ruhunuzu özleyeceğiz. Ateş saçan bakışlarla haksızlıklara isyan edişinizi özleyeceğiz. Ama galiba en çok, evet en çok, şefkatinizi, ilginizi ve her birimize eşit paylaştırdığınız sevginizi özleyeceğiz… Sevgili İsmet Teyze’miz, Koca Yürekli Abla’mız, bizim Ulu Çınar’ımız… Işığınız Bodrum’dan, toprağınız Anadolu’dan, suyunuz Ege’den olsun. Bol olsun ve daim olsun… Size hepimizden yürekler dolusu MERHABA… MERHABA, İsmet Teyze, MERHABA… “Işığınız Bodrum’dan, toprağınız Anadolu’dan, suyunuz Ege’den olsun,” diyor Hülda Süloş, geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz İsmet Noonan’ın ardından ve ekliyor: “Sevgili üstadımız, Biz Beaconcılar sizi çok ama pek çok özleyeceğiz.” Hülda Süloş (ACI’74) Aganta Burina Burinata, İsmetula…

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=